SON DAKİKA: Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifi, bugün Meclis'e sunuldu. Peki kanun teklifi neleri kapsıyor? AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, kanun teklifine ilişkin detayları açıkladı. İşte detaylar...
Milyonlarca mükellefi ilgilendiren e-tebligat yasası Meclis'te kabul edildi
Meclis'te kritik hafta! Milyonları ilgilendiren düzenlemeler geliyor
AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu.
Hak arama hürriyetinin etkin şekilde kullanılmasının, güçlü devletin en sarsılmaz yapı taşları arasında yer aldığını ifade eden Akbaşoğlu, 2002'den itibaren reform iradesini sürdürdüklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi'yle "Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı Vizyonu"nun ilan edildiğini aktaran Akbaşoğlu, teklifin, yargılamaların makul sürede tamamlanmasını, yargıya güvenin üst seviyeye çıkarılmasını hedeflediğini belirtti.
Noterlik işlemlerinde de büyük bir kolaylığa gidileceğini söyleyen Akbaşoğlu “Noterlik evrak ve defterlerin asıllarının mahkeme veya başsavcılıklarca istenmesi halinde noterlerin aslına uygun örneğini yerinde saklayarak ilgili merciine aslını göndermesi onaylı örnek istendiğinde ise evrakı elektronik ortamda tarayarak güvenli elektronik imza ile saniyeler içerisinde ilgili merciine ulaştırmasını düzenliyoruz.” dedi.
Akbaşoğlu, vatandaşların alacağına daha zahmetsiz ulaşması amacıyla icra takibi başlatılmadan önce idareye yazılı başvuru yapılmasının ve hesap numarasının bildirilmesinin zorunlu hale getirileceğini söyledi.
Mirasçılar arası öncelikle satışta düzenlemeye gidileceğini bildiren Akbaşoğlu, şöyle konuştu:
Akbaşoğlu, idari yargıda dosyaların usul nedenlerle mahkemeler arasında gidip gelerek davaların uzaması sorunu çözecek yeni düzenlemeler getirileceğini dile getirdi.
İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlarda sadece görevsiz ve yetkisiz olunduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğinin hüküm altına alınacağını, belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılacağını belirten Akbaşoğlu, "Duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 aydan fazla olamayacağını yeni bir düzenleme olarak getiriyoruz. Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmalara katılımın kapsamını genişletiyor, ön inceleme duruşmalarının da ses ve görüntü nakli yoluyla icra edilmesini teklif ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni Faiz"e ilişkin maddesi yeniden düzenleniyor. Buna göre, Türk Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden yapılacak. Söz konusu oran, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından 5 puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde 80'i geçerli olacak.
Düzenlemeyle, Türk Medeni Kanunu'nun taşınırların satılmasını içeren hükmünde değişikliğe gidiliyor.
Buna göre, vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne entegre elektronik satış portalında açık artırma ile satılacak. Bu hüküm, yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra yürürlüğe girecek.
Teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Genetik inceleme sonuçlarının gizliliği"ni içeren hükmünde değişikliğe gidiliyor.
Buna göre, inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecek. Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilip kesinleşmesi hallerinde derhal, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilecek.
Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hakim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilecek.
Bu madde uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecek.
Sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecek. Mahkeme veya hakim kararlarına karşı itiraz yoluna, cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hakimliğine başvurulabilecek.
İnceleme sonuçlarının mahsus sistemde kaydedilmesi, saklanması ve imhası ile bu kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
Teklifle, Kanun'un "Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma" hükmünde değişikliğe gidiliyor.
Buna göre, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması halinde, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine karar verilecek.
Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar, 24 saat içinde hakim onayına sunulacak. Hakim, kararını en geç 24 saat içinde verecek. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler, derhal imha edilecek.
Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için bu araç ve gereçlere el konulabilecek.
Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilecek. Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılacak.
Alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya müdafiye verilecek ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınacak.
Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koymaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilecek. Kopyası alınan veriler kağıda yazdırılarak bu husus, tutanağa kaydedilecek ve ilgililer tarafından imza altına alınacak.
Teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" hükmü yeniden düzenleniyor.
Buna göre, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, 2 veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklı olacak. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edecek.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekecek.
Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkum olunan hapis cezası ertelenemeyecek ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyecek.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak. Denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecek. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine karar verilebilecek. Denetim süresi içinde dava zaman aşımı duracak.
Belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecek.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilecek.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklayacak. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilecek. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilecek. İtiraz mercisii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilecek.
Kanunda yer alan istinaf yoluna başvurulamayacağına ilişkin hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek.
Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında kanunda yer alan temyize ilişkin hükümler uygulanacak.
Kanunda yer alan istinaf yoluna başvurulamayacağına ilişkin hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi halinde temyiz yoluna gidilebilecek. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenecek.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilecek.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacak.
KAYNAK : AA