Hayatlarına yeni bir yön vermek isteyen kadınlar, “Anneler Sanayide” projesiyle üretimin tam merkezine adım atıyor.
Proje, sadece iş kapısı açmakla kalmıyor; kadınlara sürdürülebilir bir çalışma hayatının da kapılarını aralıyor.
Kadınımızın iş hayatında daha güçlü, daha verimli, daha sürdürülebilir şekilde yer almasını sağlamak!
Annenin toplam 24 hafta “doğum izni” var.
Doğum öncesi 8 hafta ve doğum sonrası 16 hafta…
Bebeklerin de güvende, sevgi dolu ve profesyonel ellerde olacağı bir sistem kuruluyormuş!
Bebek artık anneye o kadar da ihtiyaç duymayacak!
Annenin yerini sevgi dolu, profesyonel eller dolduracak!
Bir annenin yerini kaç sevgi dolu profesyonel bakıcı doldurabilir acaba?
Gündüz kuşağı programlarının diliyle “ayaklarının üzerinde duran” kadın!
“Ayaklarının üzerinde” durarak vasıta bekleyecek…
Otobüs, metrobüs, “ayaklarının üzerinde durarak” ve kendisini kötü niyetlilerden korumaya çalışarak yolculuk yapacak…
Bu durumda her gün 6 saat yollarda geçecek!
Yani günün dörtte biri yolda geçiyor bu durumda.
O yorgunlukla en az sekiz saat uyuması lâzım.
Onları sevgi dolu, profesyonel ellere kim bırakacak ve kim alacak?
Kurnaz kapitalistler, özgürlük vaat ettikleri kadınların çoğunu ya asgari ya da onun biraz üzerindeki ücretle çalıştırıyor!
Madem özgür kadın istiyorsunuz, her özgür kadının ekonomisini rahatlatsanıza!
Anneler sanayide, bebekler sevgi dolu profesyonellere!
“3 Harfli” marketlerde çalışan kadınların çoğu da üniversite mezunu bu arada!
Hanımefendi yıllardır aynı fabrikada çalışıyor.
Fabrikanın yetiştirmesi gereken siparişler varmış…
Kurban bayramının ilk günü izin vermişler okuyucumuza…
Bebekler sevgi dolu profesyonel bakıcılardan mahrum mu kalsın?
Bir kadın doktorun, bir kadın avukatın “hatırı sayılır maaşlarla” çalışmasını anlarım da…
Kocasının maddi durumu evini geçindirmeye müsait olduğu halde, bir kadının “asgari ücret”e talim etmesini pek anlamam!
Bu anlamazlığıma “Kocaya güven mi olur ayol!” diyerek karşı çıkanların çoğu da “süresiz nafaka”dan yana!
Eski koca ölünceye kadar her ay tıkır tıkır maaş almayı savunuyorlar!
Hem “Kadınlar her işte çalışmalı!” diyorlar, hem de “Boşanmış kadınlar hiçbir işte çalışmamalı, ömür boyu eski kocalarından maaş almalı!”
Ben “Kadın elbette çalışabilir!” diyorum…
“Çalışacaksa da fıtratına aykırı işlerde çalışmamalı!” diyorum..
Erkek çocuğunu ustaya teslim ederken ne deriz?
Kızını erkek ustaya teslim ederken “Eti senin kemiği benim!” diyecek pek çıkmaz bizim Anadolu’da!
Milyon adet profesyonel bakıcı bir araya gelse, bir annenin bebeğine vereceği şefkatin milyonda birini veremez!
“Verebilir” diyenlere bebekliğinde yuvaya atılmış biri olarak sabaha kadar tartışırım!