Kurumlar vergisinin imalatçı ihracatçılarda %9'a, diğer ihracatçılarda %14'e indirilmesinin ardından dikkatler borsa şirketlerine çevrildi. İntegral Yatırım tarafından yapılan analizde, “İmalatçı şirketin vergi avantajı daha yüksek olacağı için, net kâra etkisi de daha belirgin olabilir. Havayolu şirketleri gibi yurtdışı gelir oranı çok yüksek olan ama imalatçı olmayan şirketler, üretim yapan ihracatçılarla aynı değerlendirilmemeli” denildi.
Dünya, Orta Doğu’daki krizi yakından izlemeye devam ederken; ateşkes sürecek mi, çatışmalar yeniden başlayacak mı, Hürmüz Boğazı ne zaman açılacak gibi bilinmezler gün geçtikçe daha da artıyor ve bu belirsizlik sermayeyi de yormaya başlıyor.
İsrail-Lübnan hattından Basra Körfezi ve İran’a kadar uzanan Orta Doğu ile birlikte Arap yarımadasının da dahil olduğu geniş bir bölge, artık daha istikrarsız bir görünüm sunuyor. Bu bölgedeki milyarlarca dolarlık sermaye de kendine yeni bir adres ararken, bu konuda bir süredir kapsamlı bir çalışma yürüten Türkiye, düğmeye bastı ve ilk somut teşviklerini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan bu teşvikler şöyle sıralandı:
Söz konusu düzenlemelerin özellikle kurumlar vergisi ile ilgili kısmı, borsa şirketlerini de ilgilendiriyor. İntegral Yatırım tarafından yapılan analizde, “Düzenlemeyi iki ayrı başlık altında okumak doğru olur. İlk başlık, imalatçı ihracatçı şirketlerde kurumlar vergisi oranının %20’den %9’a düşmesi. Bu, yaklaşık 11 puanlık ciddi bir vergi avantajı anlamına geliyor. İkinci başlık ise imalatçı olmayan, genel ihracatçı şirketlerde oranın %20’den %14’e inmesi. Burada da yaklaşık 6 puanlık bir avantaj var. Ancak doğal olarak imalatçı ihracatçılar kadar güçlü bir etki beklemek doğru olmaz” ifadelerine yer verildi.
Aynı ihracat oranına sahip iki şirketin aynı sepete konulmaması gerektiğine dikkat çekilen analizde, “İmalatçı şirketin vergi avantajı daha yüksek olacağı için, net kâra etkisi de daha belirgin olabilir. Havayolu şirketleri gibi yurtdışı gelir oranı çok yüksek olan ama imalatçı olmayan şirketler, bu düzenlemeden olumlu etkilenebilir. Ancak FROTO, CIMSA, SISE gibi üretim yapan ihracatçı şirketlerle aynı kategoride değerlendirilmemelidir” denildi.
KAYNAK : Türkiye Gazetesi