Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ), Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda'da yayılan Ebola salgını nedeniyle 15 Mayıs'ta "uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu" ilan etmişti. Bölgede vaka sayısının 1000'i, can kaybının ise 200'ü aştığı salgına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, hastalığın bulaş yolları, yeni varyant tehlikesi ve Türkiye'deki duruma dair konuştu.
Ebola virüsünün özellikle Orta Afrika ülkelerinde gözlenen zoonotik bir viral enfeksiyon olduğunun altını çizen Doç. Dr. Diktaş, "Bu noktada insandan insana bulaş dikkat çekiyor. Özellikle hasta kişilerin çıkartıları yani kusmuk, idrar, dışkı, kan yoluyla bulaş söz konusu olabiliyor." diye konuştu.
Ebola virüsünün belirtilerine ve kuluçka süresine dikkat çeken Doç. Dr. Diktaş, şöyle konuştu:
"Bu bölgelere giden kişilerin 21 günlük süreci takip etmesi oldukça önemli. Ateş, bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı gibi belirtilerin yanı sıra kanama bulguları ciddiye alınmalıdır. Kanama bulguları ölümcül bir tabloya işaret ediyor olabilir çünkü iç organ kanamaları dahil olmak üzere vücudun her yerinde kanamaya yol açabilir."
Mevcut salgındaki virüsün yeni bir varyant olarak değerlendirilebileceğini belirten Doç. Dr. Diktaş, konuya "Maalesef şu anda bu durumu Ebola virüsünün yeni bir varyantı gibi değerlendirebiliriz ve bu yeni varyanta karşı şu anda elimizde henüz bir aşı yok." sözleriyle işaret etti.
Geçmiş dönemde Ebola ile ilgili ciddi aşı çalışmaları yapıldığını sözlerine ekleyen Diktaş, "Yeni virüse karşı henüz bir aşı geliştirilmemiş olması Dünya Sağlık Örgütü için zorlayıcı bir durumu temsil ediyor." ifadelerini kullandı.
Risk tablosunu Türkiye penceresinden değerlendirmeyi ihmal etmeyen Doç. Dr. Diktaş, "Ülkemizde şu anda bir risk söz konusu değildir. Bu özellikle o bölgede olan endemik bir hastalık tablosudur." dedi.
Bölgeye seyahat edenler için Sağlık Bakanlığı ve DSÖ'nün ciddi uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Doç. Dr. Diktaş, semptom göstermeyen kişilerin virüsü bulaştırmadığını; virüs bulaşan kişilerde hastalığın çok ağır ilerleyerek belirti verdiğini kaydetti. Diktaş, bu noktada sağlık personellerinin ve hasta ile temas eden aile üyelerinin risk altında olduğunu aktardı.
Virüsün küresel bir salgına dönüşme ihtimalini değerlendiren Doç. Dr. Diktaş, hastalığın yeni olmadığını ve endemik karakter taşıdığını vurgulayarak, "Bu kapsamda yani büyük bir salgın, Covid salgını gibi bir şey beklenmiyor. Çünkü insandan insana solunum yoluyla veya damlacık yoluyla bulaş olmaması aslında bu hastalığın salgın şeklinde seyretmesini engelleyen önemli faktörlerden bir tanesi." diyerek sözlerini tamamladı.