DÜNYA Antalya'da yoğun diplomasi trafiği! Bakan Fidan Ru..
Antalya Diplomasi Forumu, Belek Turizm Merkezi'ndeki NEST Kongre ve Fuar Merkezinde devam ediyor....
Gazze'deki Nasır Hastanesi morgunda incelemelerde bulunan doktor Loubani, doğrudan ve dolaylı ölümlerle gerçek can kaybının yüz binleri bulduğunu, İsrail'in öldürdüğü kişilerin başparmaklarını keserek veri tabanı oluşturduğunu söyledi.
Filistin asıllı Kanadalı doktor Tarek Loubani, 10 Ekim 2025'te varılan ateşkese rağmen İsrail'in Gazze'deki saldırılarının ardında bıraktığı yıkımı ve morglardaki kan donduran manzaraları anlattı. Katıldığı bir yayında sunucunun sorularını yanıtlayan Loubani, İsrail tarafından teslim edilen cenazelerde başparmakların kesildiğini, organların ve derilerin eksik olduğunu belirtti.
Enkaz altından her gün yeni cesetlerin çıkarıldığını anlatan Loubani, "Refah'a gidemedik. Gitsek bile Refah dümdüz olmuş durumda. Üzerinden buldozerlerle geçildi. O enkazın altında gömülü olan tüm insanların kim olduğunu gerçekçi bir şekilde bulabileceğimizden çok şüpheliyim." dedi.
Gerçek ölü sayısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Loubani, "Şu anda kaç kişinin öldüğüne dair çok net bir sayım yok ve birkaç yüz bin çok çok makul bir tahmin. Aslında bu, İsrail ve Amerikan çevrelerinde de içeride dolaşan tahmindir. Sanırım öldürülenlerin sayısının bu civarda olduğunu biliyorlar." ifadelerini kullandı.
Filistinlilerin ölüleri sayarken en muhafazakar yöntemi seçtiğine dikkat çeken Loubani, "Bir ceset bulana kadar ölü saymıyorlar. Kimliği belirsiz kişileri, kıyafetlerinden veya aileleri tarafından teşhis edilmedikçe büyük ölüm listelerine kaydetmiyorlar." diye konuştu.
"İSRAİLLİLER BAŞPARMAKLARI KESİP TOPLUYOR"
Nasır Hastanesi morgunda adli tıp doktorlarıyla birlikte çalıştığını ve İsrail'in gönderdiği tırlarla gelen cenazeleri incelediğini belirten Loubani, karşılaştığı manzarayı şu sözlerle aktardı:
"Oradaki cesetlere, kelime bulamıyorum ama yozlaşmış bir muamele yapılmıştı. Örneğin birçoğunun başparmakları yoktu. Birbiri ardına gelen cesetlerin başparmakları eksikti. Doktora sorduğumda bana, 'Çok açık değil mi? İsrailliler öldürdükleri tüm insanların veri tabanını oluşturmak için başparmaklarını kesiyorlar' der gibi baktı. Kimlik tespiti yapmak veya başka bir listeyle karşılaştırmak istiyorlar. Bu yüzden başparmakları kesip topluyorlar."
Bu durumun dehşet verici olduğunun altını çizen Loubani, "Elinde makasla dolaşıp başparmakları kesen ve bunları bir torbaya koyan bir asker imgesini hayal edebiliyor musunuz? İsrailliler tarafından öldürülen yüzlerce Filistinlinin cesedi başparmaksız yatıyordu." dedi.
"DERİ VE ORGANLARIN EKSİK OLDUĞUNU GÖRDÜM"
Cenazelerdeki tek tahribatın kesik parmaklar olmadığını vurgulayan Loubani çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Birçoğunda her türlü kesik, geniş açıklıklar vardı. Medyada da epeyce tartışılan bir konu olarak, bazılarının organları eksikti. Birçoğunun deri blokları gibi deri parçaları da eksikti. Filistinlilerin İsraillileri resmi olarak suçladığını sanmıyorum ama bu kesinlikle İsrail'in deri bankası için deri greftleri toplanmasına çok benziyor. Bunlar o morgda bizzat gördüğüm, bizzat şahit olduğum şeyler." ifadelerini kullandı.
"İNSANLAR BİZE İNANMAYACAK"
Doğrudan savaş kayıplarının 200 bin civarında olacağını öngördüğünü belirten Loubani, dolaylı ölümlere de işaret etti. İsrail'in bebek maması girişini engellemesi nedeniyle yetersiz beslenmeden ölen bebekler gördüğünü anlatan Loubani, şunları kaydetti:
"Bunu savaşa bağlı bir ölüm olarak kaydetmeye çalıştım ama bakanlık bana gelip 'Bunu yapamayız çünkü savaşa bağlı ölümleri bu şekilde saymıyoruz' dedi. O kayıt görevlisinin bana ne dediğini hatırlıyorum. 'Biliyor musun Doktor Tarek, kafasına kurşun sıktıklarımızla bile insanların bize inanacağı bir konumda değiliz. Kaldı ki yetersiz beslenmeden ölenlere inansınlar' dedi."
Tıbbi imkansızlıkların yarattığı yıkıma dikkat çeken Loubani konuya, "Tıpta aşırı ölümler dediğimiz bu durum muhtemelen birkaç yüz bin kişiyi daha bulacak. Gazze'deki böbrek diyaliz hastalarının yüzde 40'ı öldü. Eminim bazıları doğrudan bombalardan öldü ama çoğu uygun tıbbi bakıma erişemedikleri için hayatını kaybetti." sözleriyle işaret etti.
Haber7.com / Mehmet Fatih ULU