Bir partinin grup toplantısında bir başka partinin kuruluşu ilan edildi.
Türk siyasi hayatında bugüne kadar olmamış bir şey oldu.
CHP Meclis Grubu’nda, “Yeni Parti”nin kuruluşu CHP Grup Başkanı Özgür Özel tarafından ilan edildi.
Rahmetli Ahmet Kekeç, bu tür durumlara karşı, “Adamın tapulu arazisine gece kondu yapıyorlar” yorumunda bulunurdu.
Bu sefer bırakın tapulu araziyi, müstakil villanın balkonuna çıkıldı. Ve, “Biz gidiyoruz. Giderken buranın ruhunu da götürüyoruz” dendi.
Özgür Özel, CHP Grubu’nda CHP’lilerin alkış ve sloganları eşliğinde, “Altı ok gömleğini çıkartmıyoruz. Altı ok’a sadığız. CHP’nin ruhunu da alıp gidiyoruz” dedi.
CHP’liler CHP Grup Toplantısı’nda, CHP’nin Grup Başkanı Özgür Özel’in, “Biz parti kurmak üzere ayrılıyoruz” dediği konuşmasını uzun uzun alkışladı.
Absürt, tuhaf, ilginç bir turum tarihe geçti.
Özgür Özel, CHP’den ayrılırken, “Ruhu bizimle birlikte” dedi.
Ruh bedenden ayrıldığında ölüm gerçekleşir biliyorsunuz.
O halde CHP, Özgür Özel’e göre bu saatten sonra öldü!
Yakın tarihten bir hatırlatma yaparak, Özgür Özel ve arkadaşlarına onlara göre “ölmüş” olan CHP için bir iyilik isteyeceğim.
1999’da, CHP’nin de bulunduğu koalisyon hükümeti yıkılınca erken seçim kararı alındı. Seçimde CHP yüzde 10’luk barajı aşamadı. Oyu yüzde 8 küsurda kaldı.
Böylece CHP tarihinde ilk kez baraj altı kaldı.
Bu durumu kara mizah ile yorumlamak isteyen İzmirli bir grup genç CHP’nin sembolik olarak gıyabi cenaze namazını kıldı.
Bu sembolik eylem, Kemalist çevrelerce günlerce konuşuldu, tartışıldı.
Bu yakın tarih hatırlatmasından sonra, bugün CHP’den “ruhu bizimle” diyerek ayrılan Özgür Özel ve arkadaşlarına bir çağrımız olacak.
CHP’nin ruhu sizinle birlikte gittiğine göre, bedeni ölüdür. O halde eski partinize son bir göreviniz kaldı.
CHP’nin cenaze namızını kılın ve “ölülerinizi hayırla yadedin” emri gereğince arkasından hayır duanızı esirgemeyin!
Tabii ki yukarıdaki absürtlükten sonra bu öneriyi yapmamın da tuhaflığının farkındayım.
Ne ki, CHP’de olup bitenlerin akılla, izanla, ölçüyle, ferasetle…
Düne kadar, hangi mefkure ile birlikteydiler de bugün hangi mefkurede farklılaştılar da böyle “Al atını ver tımarımı” noktasına gelindi.
Düne kadar “yol arkadaşı” olanlar, “baba-oğul” olanlar, “kader birliği yapıyoruz” diyenlerden biri, CHP Genel Merkezi’nin önüne koyduğu iki lüks minibüsün üzerine, “Haram para ile alınan araç satılık” yazıp, binanın dış çephesine de “Şimdi arınma zamanı” pankartı asıyor.
Bir diğeri, “AKP yargısıyla genel başkan olan Saray’ın adamı” ifadesini kullanıyor.
Bunları gören taraftarlarsa, “Hain Kemal” yazılarını il binalarını terk ederken yazıyor…
“Partiyi 3’ncü sınıf müteahhitin vesayesitinden kurtaracağından” söz ediyor!
Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu CHP’den koptu. Parti kuruyorlar. Parti merkez sol mu olacak, yoksa doğrudan merkez parti mi olacak göreceğiz.
CHP, Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde bu kopuşun yaralarını sarabilecek mi göreceğiz.
CHP’de “Bende bu evlat acısı, sende bu kuyruk yarası olduğu sürece bu husumet bitmez” diyenlerin kavgasını izlerken, memleketin çok daha yakıcı meselelerini ıskalamak istemeyiz.
Terörsüz Türkiye sürecinde 15 Ağustos bir milat olabilir.
Bence memleketini seven, bu milletin seven, Kürt’ü-Türk’ü seven hepimizin asıl odaklanması gereken meselenin bu olduğunu söyleyip, bitirelim.