İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında dün görülen duruşmada, savunmalar alınmaya devam edildi. İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz'ın savunmasındaki 'villa vurgununa' ilişkin detaylar pişkinliklerini ele verdi. İşte detaylar...
İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında 63’üncü duruşma
Duruşmada, İmamoğlu'nun şirketi İmamoğlu İnşaat'ın Genel Müdürü Tuncay Yılmaz savunma yaptı. Yılmaz'a savunmasında İBB dosyasında geçen 'villa vurgunu' soruldu.
Sarıyer Emirgan'da bulunan ve o dönemki değeri 1,5 milyar TL olan 3 lüks villa, İmamoğlu ile hareket eden suç örgütü üyesi Ali Nuhoğlu aracılığıyla sadece 15 milyon TL bedelle aile şirketi olan "İmamoğlu İnşaat" firmasına devredilmişti.
İşlemlerde Güllüce Tarımcılık AŞ'nin paravan olarak kullanıldığı iddia edilmişti. Suç gelirlerinin aklanmasıyla gerçekleştirilen bu operasyonda, villalar kâğıt üzerinde el değiştirmiş gibi gösterilerek İmamoğlu'nun mülkiyetine geçirildi. Yılmaz vurguna ilişkin konuşarak; "fiyatı makul buldukları için satın almayı gerçekleştirdiklerini" söyledi.
Duruşmada savunma yapan İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz, “Ben, İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütünü iddiasını reddediyorum. Böyle bir örgütün varlığını kabul etmiyorum. İddianamede benim doğrudan İmamoğlu’na bağlı vasıflı bir üye olduğum ve örgütün Beylikdüzü Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bağlantılı olduğu iddia edilmektedir. Ancak iddianameyi hazırlayan sayın savcılar benim her iki belediyeyle de bir irtibatımı kuramadıklarından belediye çerçevesindeki örgüt yapılanmasına beni dahil edememişler doğrudan İmamoğlu’na bağlı bir üyelik uydurmuşlardır. İddianamede benim inşaat firmaları sahipleriyle maddi menfaat görüşmeleri yaptığım iddia ediliyorsa da bunun somut bir örneği bulunmamaktadır. Görüşmelerin pek çoğu toplantı öncesi Ekrem Bey'in gittiği yerlerde veya toplantı öncesi ayaküstü görüşme şeklinde oluyordu. İddianamede sanki bu süreçler başlamadan önce yapılmış, çok gizli veya özel bir toplantıymış gibi yansıtılan toplantı bu toplantıdır. İddianamede uzun uzadıya 6 Mart 2025 günü Le Meridien Otel'e girişimi esnasındaki fotoğraflarım anlatılmaktadır. Bu işin esası şudur; şirketle ilgili birkaç hususu Ekrem Bey'e iletmem gerekiyordu. Bu sebeple özel kaleminden randevu talep ettim. Özel kalem de bana akşam saatlerinde Le Meridien Otel'de randevu verdi. Ben de randevu verilen saatte otele gittim. Ekrem Bey'le bir 15 dakika görüşüp sonrasında da otelden ayrıldım. Hiçbir toplantıya da katılmadım” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, "Söz konusu villaları satın alırken villaların mülkiyetine sahip olan Güllüce Tarım AŞ ile birlikte satın almamızın sebebi vergisel mali külfetin az olması ve bizim için ekonomik olarak daha avantajlı olmasıdır" dedi.
KAYNAK : AJANSLAR