İmam-Hatip’te O Kitapların Ne İşi Var: Sosyal Medya Çağında İbn Haldun’u Yeniden Düşünmek


Prof. Dr. Faruk Taşcı isimli köşe yazarının İmam-Hatip’te O Kitapların Ne İşi Var: Sosyal Medya Çağında İbn Haldun’u Yeniden Düşünmek başlıklı yazısı. Haber 7

Güncelleme: 16-05-2026 11:09:00 Tarih: 16-05-2026 10:09

İmam-Hatip’te O Kitapların Ne İşi Var: Sosyal Medya Çağında İbn Haldun’u Yeniden Düşünmek

Trabzon’da yıllar önce masum bir insana ağır bir iftira atılır. Olay büyür, dedikodu şehirde yayılır. Meseleyi yakından bilen bir âlim, halka dönüp sorar:

“Bu adam hakkında niçin böyle konuşuyorsunuz?”

Bunun üzerine âlimin verdiği cevap adeta bir tokat gibidir:

Çünkü bazen çöküş savaşlarla değil, sorgulanmadan dolaşıma sokulan sözlerle ve iftiralarla yani fitnelerle olabiliyor.

Bugün bilgiye ulaşmak, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar kolay; saniyeler içinde haber veya bilgi önümüzde olabiliyor.

Fakat doğru bilgiye ulaşmak da bir o kadar zor. Çünkü çağımızın en büyük problemlerinden biri hakikati boğmaya çalışıyor: Doğrulanmamış haberin/bilginin (muhtemelen yalanın) hızla yayılması.

Tam da burada İbn Haldun, asırlar öncesinden yardımımıza koşuyor.

İbn Haldun’un Mukaddime’sinde ortaya koyduğu yaklaşım, bugünün bilgi kirliliğini (dezenformasyon) anlamak için gayet güncel.

İbn Haldun’a göre bir haber/bilgi, sadece “anlatıldığı” için doğru kabul edilemez. Her bilgi önce ciddi bir muhasebeden geçmeli, aksi halde ortaya çıkan şey hakikat değil, vehimdir.

İlk ölçü şudur: Haber akla, hayatın gerçekliğine ve tabiatın düzenine uygun mu?

İbn Haldun özellikle tarih anlatılarındaki abartılara dikkat çeker. Mesela kimi rivayetlerde “yüz binlerce” askerle yapılan savaşlardan, “insan üstü” olaylardan söz edilir.

Oysa insan zihni geçmişi büyütmeye, süslemeye ve etkileyici hale getirmeye meyillidir.

Hal böyle olunca, bir şeyi çok kişinin anlatması ve o şeyin yaygınlaşması, onun doğru olduğu anlamına gelmez.

Bugün sosyal medyada her gün bunun örneklerini görüyoruz. Yalanlarla ve iftiralarla dolu bir paylaşım milyonlarla kez yayılıyor diye hakikat olmuyor.

İkinci mesele, haberi taşıyan/aktaran kişinin güvenilirliği.

İbn Haldun burada son derece net konuşur: Haberi veren kişi dürüst mü? Menfaati var mı? Önyargıları, hesapları, tarafgirliği söz konusu mu?

Bugün ekranlarda, sosyal medyada, video kanallarında dolaşan bilgileri düşündüğümüzde bu soru çok daha önemli hale geliyor.

Kaynağı belli olmayan bilgi, çoğu zaman sorumluluğu da olmayan bilgi demek. Ya da kaynağı belli olsa da kaynağın, paylaşımla ilgili şahsi menfaatinin olması, sorun ve aldatıcı sonuçlar doğurabiliyor!

Geniş halk kitleleri de artık çoğu zaman “doğru mu?” diye değil, “kim paylaşmış?” diye bakıyor!

Bu durumda paylaşan kim gerçekten; buna bakılmalı! Paylaşan kişi, “güvenilir görünen” mi yoksa gerçekten “güvenilir olan” mı?

Üçüncü nokta ise belki de en çarpıcısı, haberi alan kişinin psikolojisi.

Çünkü insan sadece dışarıdan aldatılmaz; çoğu zaman kendi eğilimleri tarafından da kandırılabilir.

Çünkü insan (nefsi) hoşuna giden bilgiyi kolay kabul edebilir, hoşuna gitmeyeni ise daha okumadan veya dinlemeden reddedebilir.

Modern psikolojinin “onay yanlılığı” dediği şey tam da budur. Zaten, algoritmalar da bu yanlılığa sürüklemek için var! Üstelik “yalan bilgiye muhtaç” olan kişi için yalan bilgi, düşmanı yok etme amacında şart olan bir silah!

Yani mesele yalnızca bilginin doğruluğu değil; o bilgiyi alan zihnin (kişinin) ne kadar adil olduğudur.

İbn Haldun’un son ölçüsü ise “mümkünlük” ilkesidir.

Bir iddia aklen, mantıken ve hayatın olağan akışı içinde mümkün mü? Değilse, milyonlarca insanın o iddiayı anlatması onu hakikate dönüştürmez.

Bugün çağımızın en büyük hastalıklarından biri, düşünmeden ve araştırmadan inanmak! Çünkü hız çağında insanlar artık bilgiyi tartmıyor, anında tüketiyor, görüyor, paylaşıyor, geçiyor! Çoğu zaman içeriğini bile okumuyor!

Oysa hakikat emek ister! “Yan yan arayan”ın bulduğu pislik olur iken ancak “yana yana arayan” hakikate erişebilir.

Belki de bugün kendimize en çok şu soruyu sormamız gerekiyor:

Bir haberi gerçekten araştırmamızın sonucunda mı kabul ediyoruz yoksa sadece (şu veya su sebeplerle) hoşumuza gittiği için mi o habere inanıyoruz ve daha da kötüsü pat diye paylaşıyoruz?

Bugün bu tarz bir soru, her zamankinden daha kritik; çünkü hakikatin kaybolduğu yerde önce adalet, sonra güven, en sonunda da toplum kaybolabiliyor. Şuurlu toplum (millet) yoksa da devlet yok olur!

İşte bu hassasiyetten dolayı, İstanbul’un bir ilçesindeki imam-hatip okulunda fikirsel sapkınlıkları ile bilinen bazı kişilerin kitaplarının öğrencilere okuma listesi olarak verildiği bir “görsel”e otomatik inanmak ve hele hele görselin altında imzası görülen okul idaresine “çullanmak” (linçlemek), ağır vebal!

Elmalılı Hamdi Yazır’ın Zâriyât Suresi 10. ayetinin mealiyle bitirelim: “Kahrolsun (o fikir adına) kendi tahminlerini ileri sürenler!”




Bu haber 34227 defa okunmuştur.


Etiketler :


Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


FACEBOOK YORUM Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR

ÇOK OKUNAN HABERLER

HAVA DURUMU

İzmir
Parçalı bulutlu
Rüzgar 13 km/s
Cumartesi
Bulutlu
6° / 12°
Pazar
Bulutlu
7° / 16°
Pazartesi
Bulutlu
7° / 16°

PUAN DURUMU

Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 26 20 2 4 62 18 64 +44
2 Fenerbahçe 26 16 1 9 57 27 57 +30
3 Trabzonspor 26 17 3 6 52 29 57 +23
4 Beşiktaş 26 14 5 7 47 30 49 +17
5 Göztepe 26 11 5 10 30 20 43 +10
6 Başakşehir FK 26 12 8 6 44 30 42 +14
7 Samsunspor 26 8 7 11 29 31 35 -2
8 Kocaelispor 26 9 11 6 23 27 33 -4
9 Gaziantep FK 26 8 9 9 35 42 33 -7
10 Çaykur Rizespor 26 7 10 9 32 36 30 -4
11 Alanyaspor 26 5 8 13 28 32 28 -4
12 Konyaspor 26 6 11 9 30 39 27 -9
13 Gençlerbirliği 26 6 13 7 28 36 25 -8
14 Kasımpaşa 26 5 12 9 22 36 24 -14
15 Antalyaspor 26 6 14 6 25 43 24 -18
16 Eyüpspor 26 5 14 7 19 37 22 -18
17 Kayserispor 26 3 12 11 20 48 20 -28
18 Fatih Karagümrük 26 4 17 5 24 46 17 -22
Veri kaynağı: Resmî TFF puan cetveli · Güncelleme: 2026-03-16 15:05:00
Şans Oyunları

ANKET | TÜM ANKETLER

SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ

NAMAZ VAKİTLERİ

nöbetçi eczaneler