Bir önceki yazımızda, “Özgür Özel CHP içinde 'Olmayanı gösterip', bir başka partiye yönelecek” demiştik.
Özel’in mümkün olan en sabırlı haliyle CHP içindeki mücadeleyi sonuna kadar sürdürme arzusu, elbette Kemal Kılıçdaroğlu tarafından fark edilmiyor değil.
O yüzden Kılıçdaroğlu da çok hızlı hareket ederek, Özel’in sinirleriyle oynamayı tercih etti.
Yani, CHP’de iki taraf açısından da “Nasıra basma” tam gaz devam ediyor.
Dün akşam saatlerinde Özgür Özel’e yakın 9 CHP’li kesin ihraç talebiyle ve ivedilikle disipline verildi. Yani partiden atıldı. Bunların ikisi Grup Başkanvekili. Diğerleri de hem kurultay davası kapsamında hem belediyelerdeki yolsuzluk davalarında isimleri geçenler.
Dün gece, bu ihraç kararı sonrası Özel’in istifayı düşündüğüne dair bilgiler ortalıkta dolaştı.
Ancak bize göre, Özgür Özel, sonuna kadar vuruşacak ve CHP seçmenini kendi etrafında konsolide etmek isteyecek.
Bunu başardığı anda da “Başka çağremiz kalmadı ayrılıyoruz” diyecek.
Ama bir şey daha oldu dün. Özel’e yakın iki kişi Manisa’da gözaltına alındı. Bu soruşturma ile ilgili "gizlilik kararı” var. Neden acaba?
Yoksa, bir süre önce ortaya çıkan bir kasette Özgür Özel’e FETÖ’cülük isnadında bulunan bir Manisalı vardı. Onun iddiaları mı soruşturma konusu oldu?
Bilmiyoruz. Yine, Kılıçdaroğlu da bu yönde imalarda bulunmuştu. Takip edeceğiz.
Burada Özgür Özel'in parti içi mücadeleyle birlikte bir adli sürecin de içinde olduğunun altını çizmeliyiz. Yarın bir gün fezleke meselesi de önümüze gelirse şaşırmayalım.
CHP’de ideolojik olarak hiçbir farkı olmayanlar bugün “menfaat çatışması” nedeniyle birbirini gambazlayıp, şiyayet ediyor.
Yine ideolojik olarak hiçbir farkı olmayan Kılıçdaroğlu ile Özel, mutlak butlan kararından sonra öyle bir kavgaya tutuştular ki bir daha yan yana gelemeyecek, birbirlerinin yüzüne bakamayacak haldeler.
Olmayanı göstermeye çalışıp, başka bir parti ile yoluna devam etmek isteyen Özel’e karşı onun nasırına basan bir Kılıçdaroğlu’nu görüyoruz.
Aradan sıyrılma ihtimalini göz ardı etmeyen ve partinin parçalanmadan bütüncül halini korumasını hesap eden Mansur Yavaş’sa artık neredeyse havlu atmak üzere.
Bitirirken, dün “Cumhuriyet elitleri” olarak kendini kodlayan CHP’lilerin zihin dünyalarının nasıl bir hal aldığını bir kez daha hatırlatalım.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “CHP zihniyeti” dediği yapı, hala bu ülkede “iktidar ortağı” olma imtiyazını korumak istiyor.
Ne var ki bu kez ideolojik olarak hiçbir farkı olmayan bir güruh, menfaat çatışması yüzünden birbirinin ipini pazara çıkartıyor.