Kral 3. Charles’ın olaylı ziyareti!


Bartu Eken isimli köşe yazarının Kral 3. Charles’ın olaylı ziyareti! başlıklı yazısı. Haber 7

Güncelleme: 30-04-2026 12:09:00 Tarih: 30-04-2026 11:09

Kral 3. Charles’ın olaylı ziyareti!

Günün başında, Washington’daki görüntü oldukça tanıdıktı. Kırmızı halılar serildi, askeri törenler yapıldı, kameralar önünde karşılıklı gülümsemeler verildi. Ancak bu ziyaretin asıl hikayesi protokolde değil, cümle aralarındaydı.

İngiltere Kralı 3. Charles ve eşi Kraliçe Camilla’nın Birleşik Devletler ziyareti, klasik bir diplomatik nezaket turundan çok daha farklı bir anlam taşıdı. Çünkü verilen mesajların neredeyse tamamı, doğrudan ABD Başkanı Trump’ın siyasi diline ve yeni Amerikan yaklaşımına cevap niteliğindeydi.

Yanıtlar İngiliz usulüydü. İnce, tarihsel referanslarla örülü ve semboller üzerinden yürüyen bir diplomasi dili kullanıldı. Londra’nın verdiği temel mesaj oldukça netti: Amerika değişiyor olabilir ama İngiltere’nin hafızası yerinde, bir demans problemi yok!

Trump son dönemde Amerikan gücünü daha milliyetçi, daha içe kapanan bir perspektifle yeniden tanımlıyor. NATO’ya mesafeli yaklaşımı, Ukrayna konusunda isteksiz dili ve müttefiklerle kurduğu hiyerarşik ilişki biçimi bunun en önemli göstergeleri arasında. Charles ise tam tersine, Batı ittifakının tarihsel sürekliliğini savunan bir pozisyon aldı. “Biz olmasaydık Fransızca konuşuyordunuz” diyerek, Paris’i de bir anlamda savundu İngiltere Kralı.

Kongre konuşmasında NATO vurgusu yapması tesadüf değildi. Özellikle Ukrayna konusunda kullandığı dil, doğrudan Trump çizgisinden ayrışıyordu. “Bugün Ukrayna’nın savunulması için aynı kararlılığa ihtiyaç var” cümlesi Washington’a yönelik bir hatırlatmaydı. Bu yüzden ziyaret boyunca dikkat çeken şey, İngiltere’nin kendisini Amerika’nın en yakın müttefiki olarak değil, aynı zamanda Batı düzeninin tarihsel taşıyıcısı olarak konumlandırmaya çalışmasıydı. Ve bu mesajların büyük bölümü tarih üzerinden verildi.

Trump’ın Amerikan bağımsızlığının 250. yılına yaptığı vurguya karşı Charles’ın verdiği cevap oldukça bilinçliydi: “250 yıl önce… ya da Birleşik Krallık’ta dediğimiz gibi, daha dün.”

Bu bir espri değildi. Güçle medeniyet hafızası arasındaki farkı hatırlatan sembolik bir göndermeydi. Benzer şekilde akşam yemeğinde yapılan 1814 Beyaz Saray göndermesi dikkat çekiciydi. Charles’ın “Doğu Kanadı’ndaki değişiklikleri fark ettim. Biz İngilizler de 1814’te küçük bir renovasyon yapmıştık” sözleri diplomatik mizah gibi görünse de aslında stratejik bir alt metin taşıyordu. Çünkü İngiltere burada açık biçimde şunu söylüyordu:

Amerikan gücü yükselmeden önce de biz vardık. Amerikan sistemi kırılgan dönemlerden geçerken de vardık. Ve uluslararası düzenin hafızası hala bizim elimizde…

Aslında mesele yalnızca Trump da değil. Londra uzun süredir yeni Amerikan siyasi yönelimini dikkatle izliyor. Özellikle Trump döneminde belirginleşen “önce Amerika” yaklaşımı, İngiltere açısından ciddi bir stratejik soru işareti oluşturuyor. II. Dünya Savaşı sonrası kurulan Anglo-Amerikan düzeni, büyük ölçüde Washington’ın küresel liderliği üstlenmesi üzerine kuruluydu.

İngiltere tam da bu yüzden son dönemde Avrupa’yla savunma ilişkilerini yeniden derinleştiriyor, Kanada’yla siyasi koordinasyonu artırıyor ve Commonwealth hattını yeniden aktif hale getirmeye çalışıyor. Charles’ın Kanada mesajı da bu nedenle önemliydi.

Trump’ın Kanada Başbakanı hakkında kullandığı küçümseyici “vali” ifadesine karşı Charles’ın Dünya Kupası üzerinden verdiği cevap dikkat çekiciydi: “ABD ve Kanada turnuvaya birlikte ev sahipliği yapacak. Devlet başkanları olarak biz de ortak ev sahipleriyiz.”

Bu cümlede diplomatik nezaketin arkasına gizlenmiş çok net bir jeopolitik mesaj vardı. Kanada yalnızca Amerika’nın etki alanındaki bir ülke değil. Aynı zamanda Britanya monarşik sisteminin parçası olan stratejik bir ortak. Başka bir ifadeyle Londra, Washington’a şu sinyali gönderiyordu: Atlantik ittifakındaki hiyerarşi yeniden tartışmaya açılırsa, İngiltere de kendi tarihsel ve siyasi alanını yeniden tanımlamaya başlayabilir. Bu ziyaretin en önemli tarafı da burada ortaya çıkıyor.

Uzun yıllardır özel ilişki kavramı üzerinden ilerleyen ABD-İngiltere hattı, ilk kez bu kadar görünür şekilde psikolojik bir güç mücadelesine sahne oluyor. Artık ilişki yalnızca askeri iş birliği ya da ekonomik ortaklık üzerinden yürümüyor. Aynı zamanda semboller, tarih ve siyasi hafıza üzerinden yeniden şekilleniyor.

Trump, Amerikan gücünün bugünkü kapasitesine vurgu yapıyor. Charles ise Batı düzeninin tarihsel derinliğini temsil etmeye çalışıyor. İttifakların rekabetinin nasıl sonuçlanacağını zaman gösterecek.




Bu haber 34222 defa okunmuştur.


Etiketler :


Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


FACEBOOK YORUM Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DÜNYA Haberleri

YAZARLAR

ÇOK OKUNAN HABERLER

HAVA DURUMU

İzmir
Parçalı bulutlu
Rüzgar 13 km/s
Cumartesi
Bulutlu
6° / 12°
Pazar
Bulutlu
7° / 16°
Pazartesi
Bulutlu
7° / 16°

PUAN DURUMU

Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 26 20 2 4 62 18 64 +44
2 Fenerbahçe 26 16 1 9 57 27 57 +30
3 Trabzonspor 26 17 3 6 52 29 57 +23
4 Beşiktaş 26 14 5 7 47 30 49 +17
5 Göztepe 26 11 5 10 30 20 43 +10
6 Başakşehir FK 26 12 8 6 44 30 42 +14
7 Samsunspor 26 8 7 11 29 31 35 -2
8 Kocaelispor 26 9 11 6 23 27 33 -4
9 Gaziantep FK 26 8 9 9 35 42 33 -7
10 Çaykur Rizespor 26 7 10 9 32 36 30 -4
11 Alanyaspor 26 5 8 13 28 32 28 -4
12 Konyaspor 26 6 11 9 30 39 27 -9
13 Gençlerbirliği 26 6 13 7 28 36 25 -8
14 Kasımpaşa 26 5 12 9 22 36 24 -14
15 Antalyaspor 26 6 14 6 25 43 24 -18
16 Eyüpspor 26 5 14 7 19 37 22 -18
17 Kayserispor 26 3 12 11 20 48 20 -28
18 Fatih Karagümrük 26 4 17 5 24 46 17 -22
Veri kaynağı: Resmî TFF puan cetveli · Güncelleme: 2026-03-16 15:05:00
Şans Oyunları

ANKET | TÜM ANKETLER

SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ

NAMAZ VAKİTLERİ

nöbetçi eczaneler