Seçimin kazanılmasında kadınların büyük etkisi olacak.
Belediyelerinde açığa çıkan bu kadar yolsuzluğa rağmen CHP oylarında ciddi bir düşüş görülmüyordu. Kamuoyu yoklamaları oy oranını hep %30’un üzerinde gösteriyordu.
Belediye başkanı ve diğer yöneticilerin metresleri ile yaşadıkları gayrimeşru ilişkiler ortaya çıktı işte o zaman CHP oyları %30’un altına inmeye başladı.
Bana göre Akparti önemli bir hata yapmadığı takdirde bu erime devam edecek
Bu erimeyi durdurmak için belki de ikiye bölünecek.
Geçmişe giderek bu kanıya nasıl vardığımı arz edeyim.
1994 yılında yapılan seçimler öncesi SHP (CHP) belediyeleri tam bugünkü yolsuzluklara benzer şekilde batmış bir haldeydi.
O zamanlar İSKİ yolsuzluk skandalı patlamış CHP ne yapacağını bilmez halde şaşkın bir vaziyetteydi.
Yolsuzluk ve hırsızlıklara karşı şimdikinden çok daha fazla duyarlı olup tepkisini hemen gösteriyordu.
Bunun sosyal psikolojik ve ahlaki sebepleri var anlatmak uzun sürer.
Bugün pazarda bir kilo salatalık alan müşterinin torbasını çürük salatalıklarla değiştiren pazarcıya hangi yolsuzluğu anlatıp da safınıza çekebilirsiniz ki?
Sırasını beklemeden kaynak yapıp önünüze geçen
Tamirciye verdiğiniz arabanızın orijinal parçasını değiştiren,
Üç kuruş kazanmak için canınıza kastetmeye göze alanlar vs. o kadar çoğaldılar ki; yolsuzluk onlar için sıradan bir şeymiş gibi geliyor.
Kadınların bu metresli pavyonlu ahlaksızlıklara karşı nasıl bir tavır alacağına kaldı.
Seçimler yaklaşırken kadınlar nasıl bir tavır almıştı?
İSKİ skandalının başaktörü olan E. Göknel’in eşi mevzunun sadece yolsuzluk olmadığını.. kocasının sekreteri ile yaşadıklarını duyduğunda büyük bir feveran koparmış medya bunu günlerce yazmıştı (Şimdilik bu konuda ses seda yok ama fırtına öncesi sessizliği yaşıyor gibiyiz. Sadece Afyon belediye başkanı Burcu Hanım Akparti ‘ye geçerken şu manidar açıklamayı yaptı: "Bundan sonra ailenin kutsallığına inananlarla ve toplumun değer yargılarına saygı duyanlarla aynı yolda yürüyeceğim" )
O yıllarda SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) dağılmış
Gürcistan, Romanya, Bulgaristan, Rusya ve diğer ülkelerden gelen kadınlar başta Karadeniz bölgesi olmak üzere ülkenin her tarafını sarmış.. ailelerin dağılmasına sebep olmuşlardı.
İşin ciddiyetini gören kadın seçmenler; ailenin korunması refleksiyle o zamanki Refah Partisini mütedeyyin bir parti gördükleri için ona yönelerek destek verdiler.
O zamanlar şöhretli bir hatibimiz olan Ş. Yılmaz elindeki mikrofonla bu mevzuya parmak basıyor, başta Karadeniz bölgesi olmak üzere şehir şehir gezerek bu rezaletleri anlatıyordu.
O zamana kadar Erbakan Hocamızın kurduğu partilere Karadeniz bölgesi oy vermiyor bizim partiler genellikle doğu ve güneydoğu bölgelerinden oy alıyordu.
Kütahya, Sakarya, Kocaeli gibi batı illerinden bile oy alıyorduk da
Karadeniz’in oyu bir türlü nasip olmuyordu. Bir ara Samsun belediye başkanı Vehbi Gül Bey Refah Partisine katılmış, bu sefer şeytanın bacağı kırıldı diye beklerken yapılan seçimde üstelik kendisi de aday olduğu halde sırf Refah Partisinden aday olduğu için yine Samsun’u kazanamamıştık.
Merakla Karadeniz’den çıkacak oyları bekledik.
O yıl İstanbul ve Ankara ile birlikte Karadeniz bölgesinde de zafer kazanıp ipi göğüslemiştik.
Kadınlar meseleye el koymuş gidişatı değiştirmişti.
Akparti’nin yapmış olduğu bu kadar hizmete rağmen İstanbul ve Ankara belediyelerini kaybettik
CHP’deki bu çürümüşlüğe kadın seçmenleri temsilen Aydın ve Afyon belediye başkanları tepkilerini göstererek Akparti ’ye geçtiler.
Gelecek seçim CHP için bir kâbus olacağını şimdiden söyleyebiliriz.