Anadolu Ajansının "Kentsel Dönüşüm" başlıklı dosya haberinin üçüncü bölümünde, kentsel dönüşüm sürecinin ilk aşamalarından biri olan riskli yapı tespitinin nasıl yapıldığı, vatandaşların bu süreçte izlemesi gereken adımlar, itiraz ve yıkım süreci ile güçlendirme seçeneğine ilişkin merak edilenler ele alınıyor.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı tespiti, yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından masrafları kendilerine ait olmak üzere yaptırılabiliyor. Malikler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara başvurarak binanın risk durumunun belirlenmesini talep edebiliyor.
BİNADA HANGİ İNCELEMELER YAPILIYOR?
Riskli yapı tespitinde binanın yalnızca dışarıdan gözlemlenmesiyle yetinilmiyor. Bakanlığın belirlediği teknik esaslar kapsamında yapının taşıyıcı sistemi, mevcut durumu ve yapısal özellikleri inceleniyor.
Gerekli görülen yerlerden karot örnekleri alınarak betonun özellikleri belirlenirken, binanın projesi ile mevcut durumunun karşılaştırılması, taşıyıcı sistem elemanlarının incelenmesi ve yapının deprem performansını etkileyen unsurların değerlendirilmesi de sürecin parçaları.
Hazırlanan riskli yapı tespit raporu, elektronik sistem üzerinden ilgili idareye gönderiliyor. İdare tarafından yapılan incelemede raporda eksiklik veya yanlışlık bulunması halinde gerekli düzeltmeler isteniyor. Uygun bulunan rapor sonucunda riskli olduğu belirlenen yapı, tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenmek üzere ilgili tapu müdürlüğüne bildiriliyor.
Riskli yapı tespitine ilişkin bilgiler yapıya asılıyor, maliklere e-Devlet üzerinden bildiriliyor ve ilgili muhtarlıkta 15 gün süreyle ilan ediliyor. Ayrıca tapu müdürlüğü tarafından ayni ve şahsi hak sahiplerine tebligat yapılıyor.
Riskli yapı tespitine karşı yapı malikleri veya kanuni temsilcileri, tebligat tarihinden itibaren 15 gün içinde yapının bulunduğu yerdeki kentsel dönüşüm müdürlüğüne veya yetki devri yapılmışsa ilgili belediyeye dilekçeyle itiraz edebiliyor. İtirazlar, üniversitelerden ve Bakanlıktan belirlenen üyelerden oluşan teknik heyet tarafından inceleniyor.
MALİKLER 15 GÜN İÇİNDE İTİRAZ EDEBİLİYOR
Malikler, tespit raporunda hata bulunduğunu düşünüyorsa 15 günlük itiraz süresini kullanabiliyor. Teknik heyet, raporu teknik açıdan inceliyor ve yapının riskli olup olmadığına ilişkin karar veriyor. İtirazın kabul edilmesi halinde riskli yapı tespitinin sonucu değişebiliyor. İtiraz edilmemesi veya itirazın reddedilmesiyle riskli yapı tespiti kesinleşiyor.
Riskli yapı kararının kesinleşmesinin ardından yapının tahliye edilmesi ve yıktırılması gerekiyor. Maliklere, tebligat tarihinden itibaren 60 günden az olmamak üzere süre veriliyor. Bu sürede yıkım gerçekleştirilmezse, yapının idari makamlarca yıktırılacağı bildirilerek 30 günden az olmamak üzere ek süre tanınıyor. Verilen sürelerin sonunda da yıkım yapılmazsa idare tarafından gerekli işlem gerçekleştirilebiliyor.
İtiraz süreci sonunda riskli olduğu kesinleşen yapıların yıktırılması kanunun emredici hükümleri arasında bulunuyor. Bunun için ayrıca maliklerin yıkım konusunda anlaşması gerekmiyor.
Riskli yapının her durumda yıkılıp yeniden yapılması zorunlu olmayabiliyor. Yapının teknik açıdan güçlendirmeye elverişli olması ve ilgili mevzuattaki şartların sağlanması halinde güçlendirme seçeneği değerlendirilebiliyor. Bunun mümkün olup olmadığı, teknik incelemeler ve gerekli proje, ruhsat süreçleri sonucunda belirleniyor.
Uzmanlar, vatandaşların riskli yapı tespitinde mutlaka Bakanlık tarafından lisanslandırılmış kuruluşlarla çalışmasını, rapor ve tebligatları dikkatle takip etmesini ve özellikle 15 günlük itiraz süresini kaçırmamasını öneriyor.
Böylece riskli yapı tespiti, yalnızca bir "deprem testi" olmaktan çıkarak binanın tahliyesi, yıkımı, yeniden yapılması veya uygun koşullarda güçlendirilmesine kadar uzanan hukuki ve teknik bir sürecin başlangıcını oluşturuyor.
RİSKLİ YAPI TESPİTİNDE İZLENMESİ GEREKEN 7 ADIM
Deprem Güçlendirme Derneği Kurucu Başkanı Sinan Türkkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, binalarda risk tespitinin önemine işaret ederek, "Bina sahipleri, yapının deprem dayanımının yetersiz olduğunu düşünmeleri, kolon ve kiriş gibi taşıyıcı elemanlarda çatlaklar bulunması veya binanın yaşlı ve fay hatlarına yakın olması halinde belediyelerin de desteğiyle uzman bir kuruluşa inceleme yaptırarak yapının risk durumunu tespit edebilir." dedi.
Binaya gelecek firmanın riskli yapının tespiti için ne yaptığına ilişkin Türkkan, şunları söyledi:
"İlk adım binanın statik rölevelerinin çıkarılması, sonra zemin etüdü, üçüncü adım karot alınması. Riskli yapı tespitinde kritik katlardan belli sayıda karot alınır ancak bina 7 kattan fazla ise her kattan karot alınmalıdır. Dördüncü adımda donatı tespiti yapılır. Kolon ve kirişlerde kullanılan donatıların türü, çapı ve sayısı ile kolonlardaki etriye çapı ve aralıkları belirlenir. Özellikle etriyelerin kanca açıları, tarama cihazlarıyla ve paspaylarının kaldırılmasıyla gözle kontrol edilerek tespit edilmelidir. Beşinci olarak binanın kolonlarında korozyon oluşmuşsa bu tespit edilir. Sonrasında kolonlarda varsa çatlaklar tespit edilerek fotoğraflanır. Yedinci ve son adımda saha çalışmaları tamamlandıktan sonra tüm bu bilgiler programa yüklenerek binanın statik analizleri yapılır. Analiz sonucu binanın riskli olup olmadığına karar verilir."
Türkkan, tüm bu çalışmaların binanın büyüklüğüne bağlı olmak üzere ortalama 30 gün gerektirdiğini ifade etti.
BİNADAN BİR KİŞİ RİSK TESPİTİ İÇİN BAŞVURABİLİYOR
Sinan Türkkan, bir binada bu çalışmanın yapılması için apartman genel kuruluna veya karar almaya gerek olmadığını belirterek, "Kat maliklerinden bir kişi de kendi inisiyatifiyle müracaat edip giderlerini karşılayarak bu çalışmayı yaptırabilir. Ayrıca Bakanlık, valilik, kaymakamlık veya belediye gibi kamu idarelerinin de gerekli görmeleri halinde resen yaptırma yetkisi bulunmaktadır." diye konuştu.
Türkkan, alınan karotlara güvenmeyip binanın daha sağlam olduğunu düşünenlerin mahkeme kararıyla bilirkişi kontrolünde yeniden karot aldırabildiğini, bu karotun sonucu ne kadar etkileyeceğine ilgili uzman kuruluşun yapacağı hesap sonucunda karar verildiğini anlattı.
Yapının riskli olduğuna yönelik neticeye yapılan itirazın sonucunda raporun hocalardan ve bakanlık yetkililerinden oluşan üst kurula gönderildiğini dile getiren Türkkan, dosyanın bu kurul tarafından tekrar incelenip eksik veya yanlışlar varsa düzeltilerek son kararın verildiğini söyledi.
Türkkan, bu kuruldan çıkan kararın kesinleştiğini ve vatandaşa 60+30 gün zaman verildiğini belirterek şunları kaydetti:
"Kat malikleri kendilerine tanınan bu 60+30 gün süre içinde binalarına ne yapacaklarına karar vermelidir. Yıkıp yeniden yapma, kat karşılığı verme, müteahhit seçme gibi kararlar kat maliklerinin yüzde 50+1 onayıyla alınabilir. Bu aşamada binada güçlendirme yapma kararı da alınabilir. Bunun için yüzde 80 çoğunluk aranmaktadır. Bu zaman içinde bina sahipleri karar alamazlarsa veya yeterli çoğunluk sağlanamıyorsa belediye binanın doğal gaz, elektrik ve su bağlantısını kesmektedir. Bu duruma düşmemek için riskli yapı kararı alınmışsa hızlı karar verip sonuç almak doğru olacaktır."
Türkkan, güçlendirme kararı alınması halinde binada performans analizi yapılarak güçlendirme metoduna karar verildiğini, güçlendirmede daire başına 320 bin liralık düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanı sunulduğunu sözlerine ekledi.