Söyle Ayasofya, söyle…


Nihat Nasır isimli köşe yazarının Söyle Ayasofya, söyle… başlıklı yazısı. Haber 7

Güncelleme: 30-07-2026 12:09:00 Tarih: 30-07-2026 11:09

Söyle Ayasofya, söyle…

Bundan 6 gün önce Ayasofya’nın esaretten kurtuluşunun 6cı sene-i devriyesi idi…

Kahırla ve esaret altında mürur eden 86 yıldan sonra 6 yıl göz açıp kapanıncaya kadar kısa bir sürede geçti değil mi?

Böyledir bu işler, zorluk zamanları az da olsa hep uzun, ferahlık dönemleri çok da olsa hep kısadır…

Daha dünmüş gibi hatırlıyorum, Ayasofya’nın açılması kararının, içeride ve dışarıda bir hayli fazla yansıması olmuştu.

Müspet olanlar hepimizin malumu, onları geçiyorum bir kalem.

Dış yansımaları, açık söylemek gerekirse anlamakta hiç de zorlanmamıştım

İçerideki yansımalara da şaşırmadım doğrusu.

Gâvur işbirlikçilerinin efendilerinin tepkisinden başka bir yaklaşım serdetmeleri beklenemezdi zaten.

Ben, bu menfi yaklaşımlarından bazılarına içerledim sadece.

“Ayasofya’nın açılmasını sağlayan Danıştay üyelerine çok teşekkür ederiz!”

Böyle demişti kalbinde maraz olan bazıları…

Sormak lazım, ihkak-ı hak etmesini bile başaramayan ve İstanbul’da Ekrem’i, Ankara’da Mansur’u destekleyen bu nasipsizlere…

Eğer Ayasofya’nın açılması sizin için bir sürur kaynağı ise bunun asli failine teşekkür nerede?

Bu hadisenin asli failinin Recep Tayyip Erdoğan olduğunu bütün bir dünya biliyordu da bir siz mi bundan habersizdiniz sahi?

Bu, öyle büyük bir ayıptı ki, bugün bile hatırladığımda onlar adına ben utanıyorum...

Bazıları da iki arada bir derede gibiydiler.

“Emeği geçen herkese teşekkür” ediyorlardı, mahcup bir ifadeyle…

İnanın yazarken istemsiz bir şekilde acı acı gülümsediğimi fark ettim.

Ayasofya’nın aslına döndürülüşü, herhangi bir mekânın cami yapılması hadisesinin çok ötesinde bir anlama sahipti oysa…

Bunun hikmetini Üstad Necip Fazıl şu cümlelerle ve aynen şöyle ifade etmişti.

“Ayasofya bir mananın zıt manaya taarruz ve onun zebun edişinin bütün dünyada eşi olmayan abidesidir.

Yeryüzünde çok kilise camiye ve nice cami kiliseye çevrilmiştir ama böylesi tarihi şartları bakımından tektir.

Fatih Sultan Mehmed bu hikmeti sezdi ve Ayasofya'yı İstanbul gibi misilsiz bir mahfazanın içinde güneş çapında bir pırlanta gibi zapt ve fethetti.

O mübarek Cuma günü tahakkuk eden mezkûr müjdeyi aldığımda, İstanbul’un fethedileceği müjdesini veren hadis-i şeriften mülhem şu ifadeler dökülmüştü dudaklarımdan.

Ayasofya’nın açılması için on yıllardan beridir kendini bu davaya adamış ve adeta askeri olmuş yiğitler ne güzeldir ve onu açma şerefine nail olan komutan ne güzeldir!

Ne mutlu bu müstesna hadiseye tanıklık edenlere…

Ben, ömrüm boyunca “Ayasofya Müzesine (?)” hiç gitmedim…

Ama Ayasofya Camiini bütün asaletiyle birlikte dışarıdan seyrettim defalarca.

Koruyucu bir vazifeli gibi yanı başında duran Sultanahmet Camiinden her çıkışta, hüzünle ve hasretle seyrettim yıllarca…

Yaşayan bir fani olarak, kısmet oldu ve sadece namaz kılmak için gittim Fatih Sultan Mehmed’in bu muazzam, muhteşem ve muhterem emanetine…

Bu muazzez mabedin kapsından ilk adımımı, ezan-ı Muhammedi eşliğinde ve namaz kılmak kastıyla atmamı nasip eden Allah’a binlerce hamdolsun…

Bu onura nail olmak için nice gönül erleri çırpındı gayret etti geçen bu 86 yıl boyunca.

Allah, hepsinden binlerce kez razı olsun.

Onların bu cehdi ve gayreti nedeniyledir ki, bugün Ayasofya artık hürdür!

Kimler gecesini gündüzüne katarak bu kutlu dava için emek sarf etmedi ki!

Bediüzzaman’dan Necip Fazıl’a, Erbakan’dan Muhsin Yazıcıoğlu’na, Kadir Mısıroğlu’ndan Osman Yüksel Serdengeçti’ye, Nuri Pakdil’e ve Sezai Karakoç’a kadar binlerce, on binlerce, yüz binlerce yiğit çırpındı bu ulvi gayeye ulaşabilmek için…

Merhum Osman Yüksel Serdengeçti, idamla yargılandı bu uğurda.

Sonra; “Zincirler Kırılsın Ayasofya Açılsın” diye ünleyen civanmertler nöbet tuttu günlerce Ayasofya kapısında…

Coplandılar, hakarete uğradılar nezarethaneye atıldılar, hapsedildiler ama asla yılmadılar…

Fethin sembolüdür Ayasofya ve İstanbul’un, bu hususiyet nedeniyle İslam’ın çocuğu olmasından rahatsızlık duyanların hedefinde oldu hep…

“Zulüm 1453’te başladı” diyen Bizans’ın nesebi gayri sahih çocukları için camiye dönüşmesi ise büyük bir yenilgi ve yıkımdı tabiatıyla.

Bu yüzde baykuş gibi ötüp duran bu nadanlara inat Bediüzzaman’ın şu müjdesini hatırlatmanın tam zamanı doğrusu…

“Ayasofya, Hıristiyanlığın İslamiyet’e devir tesliminin bir abidesidir!

Elbette tekrar camiye çevrilecek ve İslam’ın fecr-i sadığını başlatacaktır!”

Fecri sadık, yani hakiki, sahici aydınlık…

Bundan daha güzel bir müjde olabilir mi hiç?..

Evet, son olarak Ayasofya için idamla yargılanan Osman Yüksel Serdengeçti’nin şiirinden bir bölümü buraya koymazsak yazı eksik kalır zannımca.

Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim?

Bizler, Fatih'in torunları, yakında putları devirip,

Tekbir ve tehlil sadaları boş kubbelerini yeniden dolduracak




Bu haber 34218 defa okunmuştur.


Etiketler :


Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


FACEBOOK YORUM Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR

ÇOK OKUNAN HABERLER

HAVA DURUMU

İzmir
Parçalı bulutlu
Rüzgar 13 km/s
Cumartesi
Bulutlu
6° / 12°
Pazar
Bulutlu
7° / 16°
Pazartesi
Bulutlu
7° / 16°

PUAN DURUMU

Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 26 20 2 4 62 18 64 +44
2 Fenerbahçe 26 16 1 9 57 27 57 +30
3 Trabzonspor 26 17 3 6 52 29 57 +23
4 Beşiktaş 26 14 5 7 47 30 49 +17
5 Göztepe 26 11 5 10 30 20 43 +10
6 Başakşehir FK 26 12 8 6 44 30 42 +14
7 Samsunspor 26 8 7 11 29 31 35 -2
8 Kocaelispor 26 9 11 6 23 27 33 -4
9 Gaziantep FK 26 8 9 9 35 42 33 -7
10 Çaykur Rizespor 26 7 10 9 32 36 30 -4
11 Alanyaspor 26 5 8 13 28 32 28 -4
12 Konyaspor 26 6 11 9 30 39 27 -9
13 Gençlerbirliği 26 6 13 7 28 36 25 -8
14 Kasımpaşa 26 5 12 9 22 36 24 -14
15 Antalyaspor 26 6 14 6 25 43 24 -18
16 Eyüpspor 26 5 14 7 19 37 22 -18
17 Kayserispor 26 3 12 11 20 48 20 -28
18 Fatih Karagümrük 26 4 17 5 24 46 17 -22
Veri kaynağı: Resmî TFF puan cetveli · Güncelleme: 2026-03-16 15:05:00
Şans Oyunları

ANKET | TÜM ANKETLER

SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ

NAMAZ VAKİTLERİ

nöbetçi eczaneler