Unuttuğumuz, aslında kendi geçmişimiz ve uğradığımız zulümler!


Nihat Nasır isimli köşe yazarının Unuttuğumuz, aslında kendi geçmişimiz ve uğradığımız zulümler! başlıklı yazısı. Haber 7

Güncelleme: 30-04-2026 11:09:00 Tarih: 30-04-2026 10:09

Unuttuğumuz, aslında kendi geçmişimiz ve uğradığımız zulümler!

Geçenlerde arşivimi düzenlerken bir haber ve yansımalarına dair aldığım bir not çıktı karşıma…

Tamamen unuttuğum ve artık toplum olarak da hiçbir şekilde hatırlamadığımız bir hususu içeriyordu bahse konu not.

Merak buyurmayın, notu tabii ki sizinle de paylaşacağım ama öncesinde birkaç kelam etmeme izin verin lütfen.

Öyle ki, kimi etimoloji uzmanları insan sözcüğünün Arapça ‘Nisyan’ (yani unutmak) ile aynı kökten türediğini iddia ederler.

Bu kabule göre insan, bizatihi unutmanın ta kendisi aslında…

Bunun hepimizi rahatsız edecek başka bir anlamı var maalesef.

Unutan, nankörlüğe neredeyse gırtlağına kadar batmış kişidir esasen.

Nankörlük de unutmanın tabii bir neticesi değil midir zaten?

2007 yılında beyninin sağ tarafındaki tıkanıklığa bağlı olarak kısmi felç geçiren ünlü sanatçı Nejat Uygur, Ankara Bilkent’teki TSK Rehabilitasyon Merkezine yatırılıyor.

Bunun üzerine dönemin başbakanı olan Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hanımefendi, bir sanatçıya vefa adına, ziyarete gitmek ister ve sanatçının eşi Necla Uygur’u arayarak geleceğini söyler…

Necla hanımın ağzından dinleyelim dilerseniz…

“Sayın Emine Hanım bana telefon açtılar. Bir nezaket ziyaretinde bulunacaklarını söylediler.

Sayın hemşirelere haber verdim, Başbakanın eşinin geleceğini.

Onlar da herhalde haber vermişler ki sonra bana geldiler, dediler ki, ‘Sayın Emine Hanım’ın gelmesi için Genelkurmaydan izin alınması gerekmektedir.’

Ondan sonra Genelkurmayın da GATA’ya bildirmesi lazımmış,

GATA’nın da onaylayıp haber vermesi lazımmış.

Böyle bir şeyin imkânsız olabileceğini söylediler ve benim kendilerine bildirmemi söylediler.

Nezaket gösterdi hanımefendi bana, dışarıda benimle buluştu. Üzüntülerini bildirdi.

Ben de kendilerine üzüntülerimi bildirdim.

Böyle bir şeyin ortasında olmaktan ben çok mutsuz oldum.”

Siz de benim gibi ‘vay canına!’ dediniz değil mi?

Hadise 2007’de gerçekleştiğine göre aradan 19 yıl geçmiş.

O gün bu hadiseleri duyma, bilme ve anlama makamında olmayan 11 yaşındaki bir çocuk şimdi 30 yaşında. Yani orta yaş kuşağı…

30 yaşındaki insanların bile hatırlamadığı bir hadisenin genç kuşaklar nezdinde hiçbir anlamının olmayacağını vurgulamak için elbette…

Buna 30’unu aşkın insanların da unutkanlığını eklersek ortaya bugünkü nankörlüğe dayanmış karmakarışık halin tercümesi çıkar.

Bakınız koskoca başbakanın hanımı bir hasta ziyareti yapamıyor!

‘Askeri hastaneye giremezsin!’ diyenler, başbakanın memurları.

Açıkça ülkenin en büyük idari amirine kafa tutuyorlar.

Böyle bir güce sahip olduklarını tevehhüm ediyorlar ve ‘laiklik’ putunun arkasına saklanarak zulmediyorlar.

Başbakana bunu yapan vatandaşa ne yapmaz!

İşte böyle bir Türkiye’den bugüne geldik…

Unuttuğumuz, aslında kendi geçmişimiz ve uğradığımız zulümler.

Kendi çocuklarımıza bile aktarmayı başaramamışız.

Artık rehavetten midir yoksa nankörlükten mi, ona siz karar verin.

Şimdi bunu en yakınınızdaki genç bir insana anlattığınızı varsayın…

Ülkenin başbakanının eşinin bir hastane ziyaretine gidemediğini, birilerinin bunu engelleyebildiğini söyleyin, bakalım tepkisi ne olacak.

Normalde, ‘olur mu öyle şey, bunu yapanlar zorbadır!’ demesi lazım ama gülüp geçme ihtimalleri de var ne yazık ki…

Oysa o günün şartlarında hadisenin özeti tam olarak şöyleydi.

Başbakanın eşi ama nefes alamayacak denli kuşatılmış ve yasaklanmış…

Eşi başbakan fakat bu duruma karşı kelimenin tam manasıyla ‘çaresiz!’…

O gün bu alçaklıklara maruz kalan başbakan bugün Cumhurbaşkanı ve aradan geçen zaman içerisinde ülkeyi, bu kuşatılmışlık psikolojisinden kurtarmak için devrim niteliğinde adımlar atarken, medya savaş tamtamları çalmış, bazı odaklar homurdanmış ve hukuku babasının çiftliği gibi görenler kapatma davalarına başvurmuştu…

Bunlara dair örnekleri de hatırlatalım mı?

Başörtüsü sorununun halline yönelik gerçekleştirilen anayasa değişikliğini, medyanın sözde ‘amiral gemisi’; ‘411 El Kaosa Kalktı’ şeklinde manşet atarak püskürtmeye çalışmadı mı?...

Birtakım kimseler, homurdanmaya başlamadı mı?

Bazı sivil generaller, ‘haydi paşam daha ne duruyorsunuz?!’ demediler mi?

Yargıtay cumhuriyet başsavcısı iktidar partisinin kapatılması talebiyle dava açmadı mı?

Bakınız bunların hepsi, o devrin zalimlerini hesaba kattığımızda anlaşılır şeyler…

Anlaşılır olmayan tüm bunları yaşamış bir toplumun eften püften gerekçelerin arkasına saklanarak bu zulümlerin banisi olan partiye sempatik yaklaşmaları ve hatta iktidar alternatifi yapmalarıdır…

Şuna herkes emin olsun ki, ellerine tekrar böyle bir fırsat geçerse, yukarıdaki hadise, yaşanacak olan zulümlerin, amiyane tabirle en ballısı olur.

Bugün, Cumhurbaşkanımıza yönelik acımasızca ve en sivri dille eleştiri getiren kendi çocuklarımız, intikam peşinde koşanların iktidarında, bu salvolarının şefaatini asla göremeyecek ve bırakın kendilerini, bebelerini bile onların zulümlerinden kurtaramayacaklardır.

Bu tespit, benim zorlama yaklaşımımın bir neticesi değil kesinlikle.

Girin sosyal medyaya, görün intikam çığlığı atanların bıçaklarını nasıl bilediklerini…

Allah bu millete, ‘dünya lideri’ olma arifesinde iken tepetaklak düşüp bir nevi cehennem çukuru sayılabilecek böyle bir durumu yaşatmasın.

“Bir toplum kendi nefsinde olanı değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez!” (Ra’d Suresi; 11) ayetinin hükmü bir sünnetullah olarak tüm toplumları kuşatır ve hükmünü cari kılar…

Nasılsak öyle yönetileceğiz ve bize her ne olacaksa bizden ötürü olacak…




Bu haber 34227 defa okunmuştur.


Etiketler :


Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


FACEBOOK YORUM Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR

ÇOK OKUNAN HABERLER

HAVA DURUMU

İzmir
Parçalı bulutlu
Rüzgar 13 km/s
Cumartesi
Bulutlu
6° / 12°
Pazar
Bulutlu
7° / 16°
Pazartesi
Bulutlu
7° / 16°

PUAN DURUMU

Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 26 20 2 4 62 18 64 +44
2 Fenerbahçe 26 16 1 9 57 27 57 +30
3 Trabzonspor 26 17 3 6 52 29 57 +23
4 Beşiktaş 26 14 5 7 47 30 49 +17
5 Göztepe 26 11 5 10 30 20 43 +10
6 Başakşehir FK 26 12 8 6 44 30 42 +14
7 Samsunspor 26 8 7 11 29 31 35 -2
8 Kocaelispor 26 9 11 6 23 27 33 -4
9 Gaziantep FK 26 8 9 9 35 42 33 -7
10 Çaykur Rizespor 26 7 10 9 32 36 30 -4
11 Alanyaspor 26 5 8 13 28 32 28 -4
12 Konyaspor 26 6 11 9 30 39 27 -9
13 Gençlerbirliği 26 6 13 7 28 36 25 -8
14 Kasımpaşa 26 5 12 9 22 36 24 -14
15 Antalyaspor 26 6 14 6 25 43 24 -18
16 Eyüpspor 26 5 14 7 19 37 22 -18
17 Kayserispor 26 3 12 11 20 48 20 -28
18 Fatih Karagümrük 26 4 17 5 24 46 17 -22
Veri kaynağı: Resmî TFF puan cetveli · Güncelleme: 2026-03-16 15:05:00
Şans Oyunları

ANKET | TÜM ANKETLER

SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ

NAMAZ VAKİTLERİ

nöbetçi eczaneler