Manisa Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Volkan Ayvazlı'nın infaz koruma memurları tarafından işkenceye uğradığı yönünde servis edilen görüntülerin ve haberlerin perde arkası aralandı.
Ortaya çıkan resmi ifade tutanakları ve savcılık kararları, olayın bir işkence değil, mahkumlar arası silahlı bir kavga ve memurlara direnme vakası olduğunu gözler önüne serdi. Ayvazlı'nın kendi ifadesinde, asma kilitten yaptığı özel bir silahla koğuş arkadaşına saldırdığını ve memurlara zorluk çıkardığını itiraf etmesi, sistematik karalama kampanyasını çökertti.
Bölücü terör örgütüne yakınlığıyla bilinen bazı internet sitelerinde 20 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan "işte işkence görüntüsü" başlıklı haberlerin tamamen asılsız olduğu resmi belgelerle kanıtlandı. Kamuoyunu manipüle etmek amacıyla servis edilen iddiaların aksine, 7 Şubat 2025 tarihinde yaşanan olayın başrolündeki Volkan Ayvazlı'nın mağdur değil, saldırgan olduğu ortaya çıktı.
Uyuşturucu madde ticareti, silahla yağma, görevi yaptırmamak için direnme ve çok sayıda kasten yaralama gibi kabarık bir suç dosyasına sahip olan Ayvazlı'nın savcılığa verdiği ifade, olayın tüm gerçekliğini aydınlattı.
Olayın detayları, Volkan Ayvazlı'nın ifadesiyle gün yüzüne çıktı. Ayvazlı kavgayı başlatan tarafın kendisi olduğunu açıkça dile getirdi. Olaydan bir gün önce aynı koğuşta kaldığı K. P. isimli mahkumun, yatağının önünde yatarken ayakkabılarını uygunsuz bir şekilde iteklediğini belirten Ayvazlı, bu duruma sinirlenerek tepki gösterdiğini anlattı. Ertesi gün P.'nin kendisini şikayet edeceğini söylemesi üzerine öfkelenen Ayvazlı, koğuş arkadaşı kurstan döndüğünde doğrudan fiziksel saldırıya geçtiğini itiraf etti.
İfade tutanağındaki en çarpıcı detay ise Ayvazlı'nın saldırıda kullandığı alet oldu. Cezaevi jargonuyla emanet olarak bilinen kesici ve delici aleti bizzat kendisinin ürettiğini söyleyen Ayvazlı, bu silahı asma kilidin demirini kullanarak yaptığını belirtti. Ayvazlı, K.P.'ne sinirle vurmaya başladığını ve bir defa da kendi yaptığı bu demir silahla vurduğunu anlattı. Saldırıya uğrayan P'nin can havliyle alt kata kaçarak kapılara vurduğu ve infaz koruma memurlarından yardım istediği kayıtlara geçti.
Koğuşta yaşanan kanlı arbede üzerine hızla olay yerine gelen infaz koruma memurları, tarafları ayırmak ve güvenlik amacıyla müdahale etti. Ancak elinde kendi yaptığı demir silah bulunan Volkan Ayvazlı, görevlilere de saldırmaya çalıştı. Ayvazlı ifadesinde bu anları, "O sırada sinirden ne yaptığımı hatırlamıyorum. Memurlara karşı yanlış hareket yapmışım. Pişmanım. Amacım kesinlikle memurlara zarar vermek değildi. Kimseden şikayetçi değilim" sözleriyle anlattı. Görevli personelin, yasal yetkileri çerçevesinde zor kullanarak saldırgan mahkumu etkisiz hale getirdiği ve koğuş dışına çıkardığı öğrenildi.
Haberlerde yer alan "kameralar kapatıldı ve görüntüler eksik" iddialarının da tamamen uydurma olduğu adli kaynaklardan elde edilen bilgilerle boşa çıktı.
Olay anına ait koğuş içi ve koridor kameralarının eksiksiz bir şekilde Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim edildiği bildirildi. Görüntüleri saniye saniye izleyen ve detaylı bir soruşturma yürüten savcılık, infaz koruma memurlarının herhangi bir kötü muamele veya işkence eyleminde bulunmadığını tespit etti. Bu incelemeler sonucunda 20 Mart 2025 tarihinde görevli memurlar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına, yani takipsizlik kararına hükmedildi. Kurum Disiplin Amirliği de memurların olayda hiçbir kusur veya ihmalinin bulunmadığını raporladı. Kavgaya karışan mahkumlar hastaneye sevk edilerek darp cebir raporları alınırken, haklarında başlatılan adli ve idari soruşturmaların ise devam ettiği ifade edildi.
KAYNAK : Haber7