Dünyada geniş yankı uyandıran Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke İttifakı anlaşmasının ardından, Hizbullah'ın kurucularından olan Şii alim Şeyh Subhi Tufeyli, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tufeyli, bölgesel güvenliğin ancak ortak bir şemsiye altında sağlanabileceğine işaret etti.
İmzalanan anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını ancak bunun bir başlangıç olması gerektiğini ifade eden Tufeyli, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Gerçekte, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma ittifakı meselesini duyduğumda, mütevazı bir adım da olsa çok mutlu oldum. Bunu defalarca dile getirdim ve 'Sünni bile olsa bir ittifak kurun' dedim. Bu yanlış anlaşılsa bile bir ittifak mutlaka olmalı. Ancak bu ittifak şu ana kadar bu ülkeler arasında sadece manevi bir destek veya manevi bir duruş niteliğinde; yani henüz gerçek anlamda bir ittifak değil. Fakat tehlike oluşturan diğerlerine karşı gerçek bir ittifaka dönüşmesini şiddetle arzu ediyor ve umut ediyoruz."
"TÜRKİYE BİZİ 600 YIL YÖNETTİ, TEHLİKE DEĞİLDİR"
Konuşmasında bölge ülkelerinin birbirine düşürülmeye çalışıldığını ve asıl tehlikenin dışarıdan geldiğini savunan Tufeyli, kamuoyunda yaratılan algı operasyonlarına da değindi. Özellikle İran üzerinden yürütülen siyasi tartışmaları eleştiren Şii alim, tehlikenin boyutlarının kasıtlı olarak saptırıldığını dile getirdi.
Bölgesel tehdit algısının yanlış yönlendirildiğini savunan Tufeyli, sözlerine şöyle devam etti: "Tehlike oluşturan ben ya da siz değilsiniz. Bölgeye yönelik asıl tehlike, bölgenin evlatları veya ülkeleri değildir. Bugün insanlar İran tehlikesinden bahsettiğinde, bu bir korkutma ve abartmadır. İran, bölge için tehlike oluşturabilecek kapasitede bir ülke değildir, beni anlıyor musunuz? Amerika ve Avrupa'nın bölge üzerinde yarattığı gerçek tehlike gibi bir tehlike oluşturamayacak kadar küçüktür."
Sözlerinin devamında Türkiye'nin Ortadoğu'daki tarihi ve mevcut rolüne özel bir parantez açan Tufeyli, şu tarihi gerçeğin altını çizdi: "Türkiye bölge için bir tehlike oluşturmuyor. Bakın, Türkiye bizi 600 yıl yönetti. Biz birbirimiz için yakın ve gerçek bir tehlike teşkil etmiyoruz."
"BATI'NIN ARACI OLMADIĞIMIZ SÜRECE BİRBİRİMİZİ KORURUZ"
Bölge ülkelerinin geçmişte yaşadığı çatışmaların temelinde Batılı güçlerin çıkarlarının yattığını belirten Şeyh Subhi Tufeyli, dış müdahalelerin Ortadoğu'yu nasıl şekillendirdiğine dair tarihi örnekler verdi. Tufeyli, bölgesel aktörlerin bağımsız kararlar alamadığı sürece felaketlerin kaçınılmaz olduğunu savundu.
İran-Irak savaşından günümüze uzanan süreci Batı'nın müdahaleleri üzerinden okuyan Tufeyli, "İran'ın bize ve bölgeye zarar veren adımları, Amerika ile koordineli olduğu içindi; çünkü Amerika bu hareketliliği istiyordu. Saddam İran'a saldırdığında Körfez halkı onu destekledi, çünkü Amerika bunu istedi. Batı projesinin birer aracı olmadığımız sürece kendi durumumuzdan bahsediyorum. Biz birbirimiz için tehlike oluşturmuyoruz, tam aksine bir araya gelirsek birbirimizi koruruz" değerlendirmesinde bulundu.
İslam dünyasındaki mevcut diplomatik eğilimlere yönelik sert bir uyarılarda bulunan Tufeyli, bölge halklarına şu sözlerle seslendi: "Kardeşlerim, bugün tüm normalleşme, uzlaşı ve bir arada yaşama dilini gözden geçirmeliyiz. Çünkü bu dil, bizim yok oluşumuzun, varlık ve oluş çemberinden çıkışımızın birer aracıdır."
DEVAMINI GÖR